Kanal İstanbul ve Kuzey Ormanları’nın yaban domuzları

Standard

kuzey

Bir yandan deney yaparken bir yandan da Açık Radyo’yu dinliyordum ki Ekonomi&Ekoloji programı’nda İstanbul’a yapılması planlanan 3. köprü konusu ele alındı, Radikal gazetesi’nden Serkan Ocak da yayına bağlandı. TEMA Vakfı’nın henüz yayımladığı raporda alanında uzman 17 bilim insanı Kanal İstanbul Projesi’nin sosyoekonomik etkileri, trafik sorunları, insan sağlığı, deniz ekosistemi, kuş göç yolları ve pek çok başka konu üzerindeki etkilerini irdeliyor. Bu bilimsel çalışma ile amaçlanan ise bu projenin İstanbul’un yaşam destek ünitesi Kuzey Ormanları (öyle ya, doğru düzgün ormanlık denebilecek alanı kaldı mı İstanbul’un?), su havzaları, meralar, yer altı suları ve biyoçeşitlilik üzerindeki toplam etkisi anlaşılması.

Bu rapor 7 aylık bir çalışma sonucu yayımlanmış. Çıkış noktalarından ikisi şunlar:

1- Doğal varlıklara erişim ve kullanım insani ve toplumsal haktır.

2- İstanbul ormanları Dünya çapında önemli 200 ekolojik bölgeden, Avrupa’da ise acil korunması gereken 100 ormandan biri olarak kabul edilmektedir.

3. köprü için 8000 hektar orman kesilmesi planlanıyor ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin de websitesinde bulunabileceği üzere İstanbul Ulaşım Ana Planı’ndaki bilgilere göre bu köprüdeki trafik de 2023’te yoğun saatlerde tıkanacak. Ağaçların kesilmesi işin basına yansıyan kısmı ama aslında sebep-sonuç ilişkisine dair pek bir bilgi vermiyor. Şöyle düşünelim. Bu ağaçların olduğu topluluk pek çok canlıya yaşam alanı sağlıyor. Örneğin sincaplar, tilkiler, Boğaz’dan yüzerek geçtiğinde görenleri hayrete düşüren (ay evet, İstanbul sadece biz insanların (Homo sapiens) evi değil) yaban domuzları ve niceleri. Peki ağaçlar kesildiğinde ne olacak?

Yaşam alanları (habitat) parçalanacak. Buradaki canlılar daha küçük alanlarda yaşamaya zorlanacak. Bu canlıların besin ve su kaynaklarına ulaşımı güçleşecek. Parçalanmış habitatlarda yaşayan canlılar parçalanmamışa göre daha az olacağı için popülasyon büyüklüğü azalacak. Bu durumda popülasyondaki genlerin varyantı (alel)’nın sıklığının değişmesi, yani genetik sürüklenme olasılığı artacak. Genetik sürüklenme genetik çeşitliliğin azalması ile ilişkilendirilebilir, çünkü gen varyantlarının da yok olması söz konusu olabilir. Genetik çeşitliliğin azalması ve küçük topluluklarda üreme (bir nevi akraba evliliklerine benzetilebilir) sonucunda genetik bozuklukların ortaya çıkması ihtimali oluşacak, yani bu ormanda ve civarında yaşayan canlıların akıbetini kestirebilmek mümkün. Evrimsel süreçlere müdahale etmek diyebiliriz, insan eliyle bu canlıların sonunu hazırlamak da.

Bir diğer ayrıntı da Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı koruma kurulları’nın açıklaması: 3. köprü ve bağlantı yolları ile 3. havalimanının yapıldığı bölgede ‘doğal sit’ ve kültürel varlıkları bulunuyor. Bu varlıklara örnekleri aşağıda görebilirsiniz.

  • Çatalca ve Silivri: İnceğiz Mağaraları, Maltepe Antik Nekropolü ve Yerleşim Alanı (1. derece arkeolojik sit)
  • Silivri: Anastasius Surları (Arkeolojik sit alanı)
  • Gaziosmanpaşa ve Sultangazi: Kırkçeşme Su Galerisi Hattı
  • Avcılar: Ispartakule Spradon Antik Kenti (1. ve 3. derece arkeolojik sit alanı)
  • Arnavutköy: Şamlar Köyü Dutlar Mevkii kayaya oyulmuş mezar yapısı
  • Çatalca İğneağzı: Kartepe (Umurtepe) Mağara ve Antik Taş Ocağı (1. derece doğal ve 2. derece arkeolojik sit)
  • Arnavutköy: Sazlıbosna Filiboz Örenyeri (1. derece arkeolojik sit)
  • Silivri: Küçükkılıçlı Köyü Antik Yerleşim Alanı (1. derece arkeolojik sit)

Kentsel gelişme ve şehir-bölge planlama üzerine sözü olacak pek çok mimar, planlamacı ve mühendis arkadaşım var, onların da fikrini almak isterim. Aynı şekilde sanat tarihi ve arkeoloji konusunda da söz söyleyebilecek arkadaşlarımın fikirleri önemli. Bense ormana değinmek istiyorum izninizle. Çünkü insan odaklı(!), kalkınma odaklı(!) yaklaşımlarımızdan hiç vazgeçmiyoruz, ormansa hep bir süs, bir piknik yeri olmaktan öteye gidemiyor pek çoğu için, maalesef. Kuzey Ormanları sadece bölgeye özgü (endemik) türler de dahil olmak üzere nesli tehlike altındaki pek çok bitkiye ev sahipliği yapıyor, bunun yanısıra kendisine komşu farklı ekosistemlerin de sürdürülebilirliği açısından önemli, örneğin Kilyos kumulları, örneğin Şile Kıyıları yahut Terkos Havzası. Bu ekosistemlerde bitki örtüsünün kalkması ve betonlaşmaya neden olunması söz konusu. Yani sonraki nesillerin ‘işte buralar hep betonluktu’ diyeceğini hayal etmekten bahsediyorum.

Dutluk değil yani.dutlu

Şimdi pek çok kişi beni naif ya da romantik addedebilir. Doğrusu pek de umursamıyorum. Çünkü ne evrimsel süreçlerden geçerek bugüne gelmiş, hala evrilen ve evrilecek olan doğayı ve kültürleri anlamaya çalışmanın önemli bir çaba olduğunu düşünüyorum. İzninizle şu soruları sormak istiyorum. Tek bir ağaç pek çok böceğe, kuşa, sarmaşık bitkilere, likene yaşam alanı sağlarken bir orman ne demek? Bize kaç medeniyetlerce korunagelmiş ve miras bırakılmış evrensel olarak önem taşıyan kültürel varlıklar ne demek?

160 sayfalık (altını çizeyim de), 17 bilim insanı tarafınca yazılan, yani uzmanların görüşlerine yer verilen bu raporun yayımlanması üzerine Kanal İstanbul Projesi yetkililerinden bu raporun siyasi maksatla yapılan, bilimselliği olmayan bir çalışma olduğunu ifade eden açıklama anında geliyor.

Yahu bilim yapmak, bilimsel bilgi ne demek? Bilimsel bilgiye kanaat etmek ne demek? Araştırma yapmak ne demek?

Boru değil yani.

human

Kaynakça:

1- TEMA Vakfı Kanal İstanbul Raporu http://www.tema.org.tr/folders/14966/categorial1docs/1235/buyukprojeler2014.pdf

2- Radikal Gazetesi’nden Serkan Ocak’ın TEMA Vakfı raporu haberi http://www.radikal.com.tr/cevre/cilgin_projelerin_cilgin_sonuclari-1183215

3- Radikal Gazetesi’nden Serkan Ocak’ın arkeolojik kalıntılarla ilgili yazısı http://www.radikal.com.tr/turkiye/ormandan_sonra_tarihi_de_yok_edecek-1183005

Advertisements

About gezginbilge

Bir sürü şey severim aslında, müzik (şarkı söylemek), tiyatro (oynamak, hayattan beslenmeyi öğrenmek), fotoğraf (çekmek, üzerine düşünmek, makine), okçuluk (hedefi ondan vurmanın uğraş isteyen bir şey olduğunu öğrenmek), yüzmek, seyahat (dünyanın her yerine gitme isteği, insan tanımak), doğa sporları (dağcılık, bisiklet, kayaya tırmanmak, ağaca tırmanmak), ekoloji, yeryüzündeki biyoçeşitlilik, koruma biyolojisi, bakteriler, evrimsel biyoloji, genetik, yazmak (yazmak için seyahat etmek) gibi..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s