Amazon, biyokültür ve dostlar

Standard

Bir süredir doktoranın ne olup ne olmadığını idrak etmiş durumdayım, biraz geç oldu sanki ama. Geçenlerde bir röportaj verdim (böyle deyince de havalı oluyor, sanki hep yaptığım bir şeymiş gibi, hayatımda bir ilkti halbuki), burada: http://www.geziseli.com/bakis-acisi-bilgenur-baloglu/

Orada da bahsediyordum, kendimle ilgili hem sevip hem sevmediğim bir özelliğim olan tez canlılığımdan. Hayat koşuyor, bir yerde yakalamak lazım onu diye belki de istemsiz bir şekilde herşeye, ana, yeni gelen her bilgiye bir heyecan duymak bahsettiğim. Kişiyi diri tutuyor, o güzel bir şey ama derinlere inmen gereken anları kaçırıyorsun aynı zamanda. Yani doktora neymiş, derinlemesine öğrenmek, biraz sakinleşmek ve gelen bilgiyi sindirmekmiş.

Duruluyorum. Bugünlerde. Yavaş yavaş..

Son iki günüm deneyler, okumalar ve sevdiğim, özlediğim insanlardan heyecan verici haberler almakla geçti. Bir dostum misal, gazeteciliğe sağlam adımlarını atmaya başladı bile. Zaten kalemi, dili kuvvetli ve bağımsız medya için savaşabilecek güçte bir Amazon kadını adeta. İran, Esfehan’dan aldığı kartpostal elime henüz ulaştı, bir de ne farkedeyim? Memleketi Esfehan olan İranlı ev arkadaşımın odasındaki panoda da elimdeki kartpostalın tıpatıp aynısı. Dünya küçük dedim. Bir de kalp kalbe karşı. Tam onu düşünürken aradı beni, uzunca konuştuk.

Esfehan'dan alınmış kartpostal

Esfehan’dan alınmış kartpostal

İTÜ MBG’den diğer iki arkadaşımla da özleşmişiz, zaman farkından dolayı denk gelip de bir türlü görüşememiştik ne zamandır. İlişkilere, hayatlarımızda neler olup bittiğine, araştırma konularımıza dair anlattık da anlattık. İki ayrı kıtada pijama partisi tadında iki lafın belini kırdık.

Dün de Ankara, Kızılcahamam’da kuş gözlemlemeye gittiğimde tanıştığım bir diğer arkadaşımla muhabbet ettik. Kendisi antropolog (kültür bilimci mi demeli?). Canlıların sınıflandırılmasından yerel tohumlara, DNA barkotlamadan biyokültüre, onun şu an çevirisini yaptığı mimarlıkla ilgili kitaba, antropolojinin ‘kirli’ tarihine dair konuştuk, en son ikimizin de çenesi ağrıyordu. Karnabaharın Anadolu’ya ilk nasıl geldiğini merak ettik bir de, ikimize de araştıracak bir soru daha çıktı. Ha bir de Harvard’a doktora için yaptığı başvurusu kabul edilmiş, nasıl sevindim, nasıl güzel haber!

Ne zamandır kendimi, zihnimi birazcık kurumuş hissediyordum, meğer dostlarımın hayatında ne olup bittiğini kaçırmış olmammış sebep. Bir de farklı konulardan konuşmak ve senin sözlerini ilgiyle dinleyen insanların varlığı nasıl mutlu eden bir şey!

Ben şimdi yine yeni nesil sekanslama teknolojilerine döneyim. Sonra kartpostal yazayım, sonra belki yemek yaparım, sonra da pazartesi günü lab toplantısında yapacağım sunumu hazırlayayım.

Advertisements

About gezginbilge

Bir sürü şey severim aslında, müzik (şarkı söylemek), tiyatro (oynamak, hayattan beslenmeyi öğrenmek), fotoğraf (çekmek, üzerine düşünmek, makine), okçuluk (hedefi ondan vurmanın uğraş isteyen bir şey olduğunu öğrenmek), yüzmek, seyahat (dünyanın her yerine gitme isteği, insan tanımak), doğa sporları (dağcılık, bisiklet, kayaya tırmanmak, ağaca tırmanmak), ekoloji, yeryüzündeki biyoçeşitlilik, koruma biyolojisi, bakteriler, evrimsel biyoloji, genetik, yazmak (yazmak için seyahat etmek) gibi..

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s