Tag Archives: capitalism

Gezi protests and Noam Chomsky’s interview on anti-democratic system

Standard

I read this interview of linguist and philosopher Noam Chomsky with bearing Turkey in my mind. Last year during Gezi protests, Turkey has seen the unexpectedly massive, who-were-known-to-be-virtually-passive young population. The reason for this being unexpected was because the young generation, mainly of 90’s, were known to be apolitic, indifferent to any kind of political activities. However, current government’s attempts on chipping away the democratic rights of people and interfering with their private lives lit a spark among this young generation and brought them on streets.

A demonstrator writes slogans on a building painted with graffiti at Taksim square in Istanbul on 6 June 2013. (Photo: AFP -Aris Messinis)

A demonstrator writes slogans on a building painted with graffiti at Taksim square in Istanbul on 6 June 2013. (Photo: AFP -Aris Messinis)

Chomsky points out one recently published paper by Martin Gilens and Benjamin Page from Princeton, showing that the public attitudes and non-profit public organizations had almost no effect in policy decisions, where the outcomes were determined mostly by private power.

Since the end of the Gezi protests, policies have not changed significantly but to me what matters most is that the public discourse changed and the very atomized Turkish society was broken down to a relatively large portion. Well, at least for those who were on the streets, marching for their democratic rights.

Though focused mainly on United States’s history, this interview can be read on a global scale, since it is touching on the many kinds of people. People, with George Orwell’s words in his famous book ‘1984‘, who are subordinate to authority, people with manufactured consents, indoctrinated minds, propagandized thoughts, people who are mostly spectators, but not participants. All being legitimate in many societies today, with the system instilled into us.

Chomsky presents the very broken and “anti-democratic” system in a lucid and clear way. I hope that his words and thoughts reach to a large audience.

Noam Chomsky

Noam Chomsky

Let me finish my words with this meaningful quote, “When money talks, but people are silent, the system is broken”

Interview can be found here: http://www.alternet.org/media/noam-chomsky-tells-chris-hedges-how-our-ruling-elite-leading-america-catastrophe

Advertisements

Taşeron işçiler, dua ve politika

Standard
download

Fotoğraf: Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) websitesi

“Bilimsel araştırma yapanlar arasında sıkça olan bir durumdur, bir bilim insanını ‘Bu gerçekten sağlam bir argüman’, ‘benim yaklaşımım hatalı’ derken duymanız mümkündür. Bunun üzerine fikirlerini değiştirirler ve bir daha o eski fikirlerini duymazsınız. Bunu gerçekten yaparlar. Bu tabii olması gerektiği kadar sık olmaz; çünkü bilim insanları da insandır ve değişim sancılıdır. Ama bu her gün olur. Politika ya da dinde böyle bir durumun gerçekleştiği zamanı hatırlamıyorum.”

Carl Sagan

Hataları kabul etmek sorgulamaktan mı geliyor diye düşünüyorum. Yahut (hep) kaderci yaklaşım mı hataları halının altına süpürmeye ve görmezden gelmeye sebep oluyor?

Koltuk sevdası bu kadar mı gözleri kör edebilir? Bunca ölüme hala kılıf uydurmaya çalışmak nasıl böylesi mümkün?

Jandarma, polis ve korumalarıyla halkın öfkesinden kendini kurtarmak için etten duvar örmüş malum kişi: Halkın seni istemediğini anlaman için kaç ölüm gerekli?

Deneyler, sunumlar, makaleler, bilim yapmak kafayı haliyle farklı şekillendiriyor, argüman arar oluyorsun, sana söylenen her bilgiye bir destek, bir kaynakça..

Ama bu biraz da kötü bir özellik; çünkü Türkiye’den gelen haberler ve neticesinde kafayı sıyırmadan yaşamak biraz zor. Mesela (tam da) yerel seçimlerde elektrikler ülkenin pek çok yerinde kesikken, trafo’ya kedi girmiş demesi Enerji(!) bakanının ya da Manisa’nın Soma ilçesinde, özel işletmeye ait kömür madeninde, dün elektrik sisteminden çıkan yangında yaşamını yitiren 200’ü aşkın işçinin ardından 100 yıl öncesinin Japonya’sı, İngiltere’si ile karşılaştırılan 2014 Türkiye’si ve her zamanki gibi ‘fıtratında var bu mesleğin, kaderinde var ölmek bu işçilerin’ söylemine sığınan kişi. Başı sağ olsun herkesin, yas da ilan edilsin, ama bakanın ağzında şu laf ‘Arkadaşlar ihmal varsa biz buna kayıtsız kalmayız. İhmal var ya da yok demek bu sabahın gündemi değil….’

Ama ne zaman gündem olacak bu ihmalkarlıklar? Taşeron işçiler ne zaman gündem olacak? İş kazalarına ilişkin araştırma önergeleri ne zaman geçecek meclisten? Meclis komisyonu ne zaman kurulacak bunları araştırmak için?

Bir arkadaşım yazmış, ”Katillerini allah’a havale eden toplumdur 151 emekçinin katili, madeni tevekkülle kuran, arama-kurtarmayı dua ile yapan, cinayeti kader gören zihniyettir..”

Bunun üzerine ”Ama dua da mı etmeyelim?” sorusuna verdiği cevap da şöyle: ”Tabi ki edeceksin. Ama önce şunu diyeceksin “bu olay neden gerçekleşti?” “bu olayda benim bir payım var mı?” “Böyle bir olay bir daha nasıl gerçekleşmez?” Ondan sonra ilgili makaleleri okuyacaksın, gelişmiş ülkeler ne yapmış göreceksin. Ondan sonra sabaha kadar dua et.”

Uzun lafın kısası, hemen kader demeden önce düşün ve sorgula.